Ana Sayfa Yeniler İllere Göre Ara İletişim Bize Ulaşın Yeni Üye Kayıt
Sektörler:
İl:
Firma Adı:
Anahtar Kelime:
 
 

 
  • Alışveriş Siteleri
  • Botanikçiler
  • Çiçek Malzemecileri
  • Çiçekçiler
  • Firma rehberleri
  • Hediye Firmaları
  •  
       
      Çiçeklerin Anlamları  
      Evde Çiçeklerin Yeri  
      Özel Günler  
      Şeker Bayramı Mesajları  
      Çiçek Yetiştirmenin Püf N  
      Aşk Sevgi Mesajları  
      14 Şubat Sevgiler Günü Me  
      14 Şubat Sevgililer Günü  
      Sevgi Mesajları  
      Özel Günler  
      Çiçekler Hakkında İlginç  
      Aylara Göre Çiçekler  
      24 Kasım Öğretmenler Günü  
      Aşk Sevgi Sözleri  
      Kurban Bayramı Mesajları  
      Yeni Yıl Mesajları  
      Kısa Mesajlar  
      Buket Bakımı  
      Burçlar ve Çiçekler  
      Çiçek Sayıları  
      Şifalı Bitkiler  
      Şifalı Bitkiler-1  
      Şifalı Bitkiler-2  
      Şifalı Bitkiler-3  
      Şifalı Bitkiler-4  
      Şifalı Bitkiler-5  
      Şifalı Bitkiler-6  
      Gül  
      Papatya  
      Lale  
      Nergis  
      Kardelen  
      Orkide  
      Zambak  
      Menekşe  

    Kayışkıran:(Eşekotu / Seytantaburesi / Ononis spinosa / Restharrow / Burgrane / Arrete-boeuf)

    Baklagiller familyasından, bos arazilerde ve kurak yerlerde yetisen, 30-60 cm yüksekliginde çok yıllık dikenli bir bitkidir. Yaprakları kısa saplıdır. Çiçekleri pembe, meyveleri küçüktür. Köklerinde, (Radix Ononidis); tanen, sakaroz, zamk, uçucu ve sabit yağ, spinosin ve ononin vardır. Kökleri kullanilir.

     

    Kullanıldığı yerler: Köklerinin kaynatılması sonucu elde edilen çay, terletir ve idrar söktürür. Vücuda rahatlık verir. Böbrek taslarının düşürülmesine yardim eder. Böbrek ve mesane iltihaplarını giderir. Boğaz ağrılarını geçirir.

     

    Kaynanadili: (Kaktüs / Opuntia / Cactus / Cactus opuntia)

    Atlasçiçegigiller familyasından bir çeşit bitkidir. En önemli türü Hind inciri (Opuntia leucotricha) dır. "Nopal zamkı" elde edilir.

     

    Kullanıldığı yerler: Dizanteri ve ishali giderir.

     

     Kazayağı: (Kenopodyum / Chenopodium anthelminthicum)

    Ispanakgiller familyasından, yaprakları kaz ayağına benzer, Kuzey Amerikanın Doğu bölgelerinde ve ülkemizde de Akdeniz bölgesinde görülen kokulu bir bitkidir. Toprak üstündeki kısımlarından, su buharı distilasyonu ile elde edilen uçucu yağa (Oleum chenopodili) "Kazayağı esansı" denilir.

     

    Kullanıldığı yerler: Barsak solucanlarını düşürmekte faydalanılır.

     

    Kebabe:(Kübbabe / Helile / Hindistanerigi / Kebabiyye / Kuyruklubiber / Cubbebe / Cubeb / Cubebae fructus / Piper cubeba)

    Cava, Sumatra ve Borneo'da yetisen Piperaceae'nin kurumus meyvesidir.

    Kullanıldığı yerler: Mide ve idrar yolu hastalıklarında kullanilir.

     

    Kebere otu: (Gebreotu / Kedi tırnağı / Caper berry / Capre / Capparis spinosa)

    Bir çesit çalıdır. Fransa'da ve ülkemizin Akdeniz bölgesinde yetişir. Yemişi nohuttan büyüktür. Turşusu yapılırr. Kökünün kabukları kullanılır. Kapari olarak da bilinir.

    Kullanıldığı yerler: Mayhoş bir tadı vardır. Özellikle kızartmalarda lezzet verici olarak yağın içine atılır. İdrar söktürür. Vücudu rahatlatır. İştah açar.

     

    Keçi boynuzu:(Karobbaum / Jahonnisbrotbaum / Caroubier / Carob / Carob tree / Harnup / Ceratonia siliqua / Caroube)

    Temmuz-ağustos aylarinda, yeşilimsi renkli, çok küçük çiçekler açan, 3-10 m boyunda ağaç veya ağaççıklar.Yaprakları 5-11 yaprakçikli, derimsi, üst tarafları parlak, alt yüzleri donuk yeşil renklidir. Çiçekleri poligamdır, yâni ayni ağaçta erdişi, dişi ve erkek çiçekler bulunmaktadır. Yaslı gövde ve dallardan çıkan çok sayıdaki yeşil çiçekleri salkım veya kedicik durumundadır. Çanak yaprakları küçük, taç yaprakları yoktur. Meyveleri 10-20 cm uzunlukta fasulye meyvesine benzer. Meyvelerinde sert, esmer renkli ve oval şekilli tohum taşır. Meyveler bir sene sonra olgunlaşır.

     

    Türkiye’de yetiştiği yerler:Akdeniz bölgesi.

     

    Kullanıldığı  yerler:Meyvelerinde yağ, şekerler, selüloz ve azotlu bileşikler vardır.Olgun meyveleri gıda olarak kullanilir. Kuru meyvelerin temizlenmiş unu bilhassa süt çocuklarının mide ve barsak bozukluklarında kullanilir. Ayrıca göğsü yumuşatır ve balgam söker. Sigara tiryakileri için faydalıdır.

     

    Keçi sedefotu:(Keçisedefi / Galega officinalis / Goat's rue / Galega)

    Baklagiller familyasından, Haziran - Ağustos ayları arasında, açık mor renkli çiçekler açan, 50 - 100 cm boyunda çok yılık otsu bir bitkidir. Yaprakları koyu yeşildir. Çiçekleri, gövde ve salkımlar ucunda salkımlar şeklindedir. Meyvesi esmer, kırmızımtırak renkli, tüysüz ve çok tohumludur. Toprak üstündeki kısımlarının terkibinde, "Tanen" ve "Galenin" adli alkaloit ve acı maddeler vardır. Bitkinin tamamı toplanıp kurutulur.

     

    Kullanıldığı yerler: Anne sütünü artırır. Az miktarda verildiği takdirde, kandaki şeker miktarını düşürür. Fazla kullanılmamalıdır.

     

    Kediotu: (Baldrian / Valériane / Valerian / Valeriana officinalis / Herbe aux chats)

    Mayis ve ağustos ayları arasında beyaz ve pembe renkli çiçekler açan 60-150 cm boylarında, nemli yerlerde yetisen çok yıllık otsu bir bitkidir. Gövdeleri silindir seklinde olup, içi bos ve üzerleri çizgilidir. Yapraklar karşılıklı ve kısa saplıdır. Çiçekler dalların uçlarında şemsiyemsi durumlar meydana getirirler. Çanak yaprakları tüysü, taç yaprakları ise tüfsüdür.

     

    Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Orta ve Kuzey Doğu Anadolu bölgesi. (Memleketimizde 10 kadar türü bulunmaktadır.)

     

    Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısımları kökleridir. Kediotu kökü olarak tanınır. Özel bir kokusu ve bileşiminde valerian asidi esterleri vardır. Eskiden çayı yara tedâvisinde kullanilirdi. Sinirleri teskin edici, yatıştırıcı etkisinden dolayı önemlidir. Histeri ve nevrasteniye iyi gelir. Kediotu kökünden kediotu esansı elde edilir. Galenik preparatlarin terkibine girer. Fazla miktarda alınması başağrısı, halsizlik ve hazımsızlığa sebep olur.

     

     

    Kekik: (Thymus vulgaris / Thymus / Thym

     

    Kullanıldığı yerler: Bedeni kuvvetlendirir. Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı giderir. Kalp çarpıntılarını keser. Yemeklerin  bozulmasını önler. Barsak iltihaplarını iyileştirir. Salgı bezlerini düzenler. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Böbrek ve mesanedeki mikropları öldürür.   Afrodizyak etkisi vardır. Tansiyonu geçici olarak yükseltir. Hastalıklara karsı direnç verir. Öksürük, bronşit ve astımda faydalıdır. Kekik suyu ile banyo, romatizma ağrılarını dindirir. Kandaki seker miktarını azaltır. Hamileler ve guatırı olanlar kullanmamalıdır.

     

    Kenevir:(Henf / Chanvre / Hemp plant / Kendir / Kentir / Kannabis / Cannabis sativa / Hemp / Chanvre)

    Mutedil iklimlerde yetiştirilen, temmuz-ağustos aylarında soluk yeşilimsi renkli çiçekler açan, kültürü yapılan ve yabânî olarak da yol kenarlarında, ekilmemiş alanlarda rastlanan, 50 cm-3 m boylarında, bir senelik, iki evcikle ve otsu bir bitki. Esrar otu olarak da bilinir. Gövdeleri dik ve içi bos olup üzerleri dikenimsi tüylerden dolayı pürtüklüdür. Yaprakları uzun saplı, karşılıklı ve el seklindedir. Erkek ve dişi çiçekler ayrı ayrı bitkilerdedir. Erkek çiçekler yaprakların koltuğunda salkım durumunda toplanmışlardır. Dişi çiçekler küçük yaprakların koltuklarında olup hemen sapsızdırlar. Meyve 3-5 mm boyunda, mercimek seklinde, grimsi veya yeşilimsi esmer renklidir. Kenevirin anavatanı Orta Asya’dır. Mutedil iklimlerde de yetiştirilir. Yeryüzünde ip yapmakta kullanılan ilk bitkidir. M.Ö. 3000 yıllarında Çinliler kumaş yapmakta kullanmışlardır. Bitkinin çiçeklenme süresi, dallanma sekli, tüyleri ve yaprak büyüklüklerinin çeşitliliği dolayısıyla farklı tipte kendire rastlanmaktadır. Liflerinden faydalanılacak kenevirler doğrudan doğruya tohumu toprağa serpmek suretiyle ekilir. Tohum keneviri ise açılan özel çukurlara atılır, üstleri toprak ile doldurulur.

     

    Türkiyede yetiştiği yerler: Kastamonu, Samsun, Amasya, Kayseri, Sivas, İzmir,   Kütahya.

     

    Kullanıldığı yerler: Bitkinin dişi çiçekli dal uçları, meyveleri yağı ve lifleri kullanılmaktadır. Kendir lifleri, çok sağlam ve dayanıklı olduğu için bilhassa çuval, halat yapiminda Kullanildigi gibi, hali ipi yelken bezi vs. yapiminda da kullanilir. Bitkinin bilhassa çiçekli dal uçları organik eriticilerde eriyen bir reçine ile bir uçucu yağ ihtiva eder. Reçinede cannabinol, cannabidiol ve tetrahidrocannabinol bulunmaktadır. İyi kalite reçine elde edilmesi iklim ve toprağa bağlıdır. Bu reçine fizyolojik bir tesire sahiptir. Merkezî sinir sistemine etki eder, yatıştırıcı ve uyuşturucudur. Hazım sistemine pek tesiri yoktur. Fakat çok çabuk alışkanlık yaptığından çoğu memleketlerde olduğu gibi memleketimizde de kullanılışı yasaktır. Kenevir bitkisinin dişi çiçek durumlarından elde edilen bu esmer renkli kütle esrar olarak bilinmektedir. Keyif verici olarak Asya ve Afrika’da çok kullanılmaktadır. Esrar, tütün, tömbeki, sigara, ve nargile hâlinde içilebilmektedir. Bazen bal, reçel veya lokum içine konularak yutulur. Eskiden nargile, tömbeki ile veya şerbet ile içilirdi.

    Herhangi bir numunenin kenevir reçinesi (esrar) ihtivâ edip etmediği adlî ve pratik bakımdan önemlidir. Bu kontrol beyaz fareler üzerinde biyolojik olarak yapılabildiği gibi, bazı kimyevî renk reaksiyonları (Bekam reaksiyonu) ile de yapılabilmektedir.

    Memleketimizde esrar veren bitkilerin yetiştirilmesi ve esrar imâli 1932’de 2313 şayili kânunla yasak edilmiştir.

    Kenevir tohumlarından yağ çıkartılır ve yeşilimsi renkli bu yağ bilhassa sabun îmâlinde kullanılmaktadır.

     

     

    Teraviye: (Keraviya / Karaman kimyonu / Frenk kimyonu / Carum carvi / Caraway / Carvi

    Maydanozgiller familyasından, 2 yıllık otsu bitkidir. Çiçekleri beyaz renklidir. Mayıs - Temmuz ayları arasında açar. 30-90 cm boyundadır. Kazık köklüdür. Meyvesi esmerdir. Terkibinde, tanen, reçine, sabit ve uçucu yağlar vardır.

     

    Türkiyede yetiştiği yerler: Doğu Anadolu bölgemizde yetişir .

     

    Kullanıldığı yerler: Anne sütünü artırır. Mide ve barsak gazlarıyla, diğer mide şikayetlerini giderir. İdrar söktürür. astım hastalığında faydalı olduğu bilinir.

     

    Kereviz: (Sellerie / Céleri / Celery / Apium graveolens )

    Geniş yaprakları ve uzun yaprak saplarıyla şişkin gövdesi yenen, kışlık bir sebzedir. Vatani Güney Avrupa’dır. Kereviz, mutedil-serin, deniz havası alabilen rutubetli yerlerde, kumlu, humuslu topraklarda iyi yetişir. Soğukta donar. Fazla sıcakta kalitesini bozar. Kurakta yumru teşekkülü olmadığı gibi yaprakları gevrek ve lezzetli olmaz. Kısa sürede tohuma kalkar. Yaprak ve kök kerevizi olmak üzere iki çeşidi vardır. Yaprak kerevizi, kökü yumru bağlamayan, yaprak sapları uzun bir çeşittir. Kök kerevizi ise, yaprak sapları kısa, kökü yumruludur. Terkibinde Sedanonik anhidrit, sedanolin, limonen, palmitik asid, gayakol gibi maddeler vardır.

     

    Kullanıldığı yerler: Kerevizin hususî kokusu dolayısıyla yaprakları, tursu ve çorbalara konur. Besin değeri çok yüksek olmamakla beraber besleyicidir. Kereviz pişirilerek yendiği gibi, olgunlaştıktan sonra çiğ olarak da yenilebilir. Ayrica kerevizde B vitamini, demir ve kireç vardır. Kereviz unutkanlığı ve sinir yorgunlugunu giderir, idrar söker, böbrek tas ve kumlarının düşürülmesine yardim eder, kan ve süt yapar, karaciğeri temizler. Seker, yüksek tansiyon ve romatizma da faydalıdır.

     

    Kestane: (Kastanienbaum / Chataignier / Chestnutree / Castanea vesca / Chestnut / Chataignier)

    Daha çok Akdeniz çevresi memleketlerinde yetişen, kupulası dikenli veya çengelli dikenli, küre seklinde ve nişastaca zengin meyveleri olan ağaçlardır. Kestâne ağacının yaprakları biraz sert, kenarları testere dişli ve dişlerin ucu dikenlidir. Erkek çiçekler dik uzun durumlar hâlinde, dişi çiçekler ise üçlü gruplar seklindedir. Yeşil ve dikenli olan meyvenin diş kabuğunun içinde kahverengi kabuklu, yenebilen ve aslında birer tohum olan birkaç tane meyve bulunur. Bu meyvelere kestâne denir. Kestâne, tâzeyken buruk ve acımsı tattadır. Diş kabukları sararıp çatladıktan sonra toplanır. Dikenli olarak diş kabuğu (kupulasi) sopalarla dökülerek temizlenir. Kestâne bir süre toprakta veya toprağa gömülü bırakılırsa daha tatlılaşır.

     

    Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Karadeniz bölgesi.

     

    Kullanıldığı yerler: Kestâne; nişasta, sakaroz, protein ve tanen ihtivâ eder. Daha çok, pişirilerek (haşlanmak veya kebabı yapılmak sûretiyle) yenir. Kabuklarının suda kaynatılması ile elde edilen çay, ateş düşürür ve sinirleri yatıştırır. Meyvesi kasları kuvvetlendirir. Kan dolaşımını düzenler. Varis ve basur memelerinin meydana gelmesini önler. Karaciğer yorgunluğu ve sisliğini geçirir. Kansızlığı giderir. Damar setliği ve yüksek tansiyondan şikayet edenlerle, şeker hastaları yememelidir.

     

    Kılıç otu:(Tüpfelhartheu / Centaurée / Yellow centaury / Sarı kantaron / Koyunkiran / Kuzukiran / Yaraotu / Hypericum perforatum / Klamath weed / Millepertuis commun)

    Mayıs-eylül ayları arasında parlak sarı renkli çiçekler açan, 20-80 cm boyunda, çok yıllık, otsu bir bitki. Kurak yerlerde, yol kenarlarında rastlanır. Sari kantaron veya koyun kıran olarak da bilinir. Gövdeleri dik, dallar karşılıklı, yapraklar sapsızdır. Yapraklar üzerinde noktacıklar hâlinde uçucu yağ taşıyan salgı bezleri bulunur. Çiçekler, dalların ucundadır. Çanak ve taç yapraklar üzerinde de siyah salgı bezleri bulunur.

    Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu.

    Kullanıldığı yerler: Çiçekli dallar toplanır, demet yapilir, gölgede kurutulur. Uçucu yağ, tanen, acı maddeler, zamk, reçine ve boya maddeleri taşır. Boya maddelerinden sarı renkli siperin, kırmızı renkli liparisin vardır. Çayı (% 1-2’lik) yatıştırıcı, göğüs yumuşatıcı, iştah açıcı, idrar ve balgam söktürücü olarak kullanilir. Zeytinyağında bir süre bırakılırsa, bu karışım halk arasında yaraları tedâvide kullanilir. Bitki, hayvanlar için zehirlidir.

     

     

    Kına ağacı:(Lawsonia inermis / Lythraceae / Hinna / Henna)

    Kına agamigiller familyasından, ayrık dallı, beyazımsı kabuklu, karşıt yapraklı bir ağaçtır. Çiçekleri beyaz renkli ve keskin kokuludur. Vatani Güney Asya ve Avustralya’dır. Kına boyası, bitkinin yapraklarından ve dal kabuklarından elde edilir. Kına Hindistan'da ipek ve deri boyası olarak kullanilir. Sark memleketlerinin çoğunda parmak ve saç boyası olarak kullanılmaktadır. Deri hastalıklarında derinin mukavemetini arttırıcı gücü yanında, mantarların üremesini durdurucu etkisi (kına ve lavsan maddesi) de vardır. Ticarette esmer ve yeşil kına çeşitleri mevcuttur. Tabii olanı esmer renklidir.

    Kullanıldığı yerler: Ayak terlemesine engel olur. Dolamada kullanılır. Uyuz ve egzamaya iyi gelir. Guatırın üzerine bağlanırsa fayda görülür. Ağız yaraları ve deri çatlaklarını tedavi eder, saçları besler ve kuvvetlendirir. Ayakların, özellikle parmak aralarına yakılırsa, aşırı terlemeyi ve kokuyu önler.

     

    Kına kına: (Kontestozu / Quinaquina / Cinchona )

    Kökboyasigiller familyasından, anayurdu Peru ve Bolivya olan, ve sanayim bitkisi olarak tropikal ülkelerde yetiştirilen 15 - 20 cm yüksekliginde bir ağaçtır. Kabuğundan "kinin"  çıkartılır. Gövde ve kök kabukları kullanilir. Tadı acıdır.

     

    Kullanıldığı yerler: Ateş düşürür. Sıtmayı tedavi eder. Tifoda faydalıdır. Ağır ve mikrobik hastalıkların nekahet devresini kısaltır. Cilt kaşıntılarında faydalıdır. İştah açar. Kuvvet verir. Kabızlığı giderir.

     

    Kiraz: (Vogelkirsche / Süsskirsche / Cerise / Cerisier / Cherry )

    Nisan-mayıs aylarında, demet hâlinde pembemsi beyaz renkli çiçekler açan, kırmızı, etli ve sulu meyveleri olan agamin meyveleridir. Çiçekler etlenerek fındık büyüklüğünde kiraz adi verilen meyveleri verirler. Meyveler, dallarda iki veya üçü bir arada demetler halinde bulunur ve iyice kızarıp olgunlaşınca toplanır.

     

    Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara ve Ege bölgesinde.

     

    Kullanıldığı yerler: Meyvesi tâze olarak yenir. Hoşafı, reçel ve konservesi yapilir. Kiraz ağacı kabuğu kabız ve ateş düşürücü, çiçekleri göğüs yumuşatıcı, yaprakları ise müshil olarak halk arasında bâzı bölgelerde kullanılmaktadır. Bunun yanisira, sivilceleri önler, sinirleri kuvvetlendirir ve kanın temizlenmesine yardim eder.

     

    Kırkdamarotu: (Cryptogamae / Cryptogamia / Plantes cryptogames)

     Damarlı çiçeksiz bitkilerdendir. 100 kadar çeşidi vardır. Kibirotlari, Atkuyrukları ve Eğreltiotları da bu familyadandır. Yol kenarlarında ve kumlu topraklarda yetişir.

    Kullanildigi yerler: Burun kanamasini keser. Kesiklerde ve çıbanda faydalıdır. Balla karıştırılıp yenecek olursa, nefes darlığını giderir. Yaraları iyileştirir. Kandaki şeker miktarını düşürür.

     

    Kırlangıçotu: (Hilaliye / Chelidonium majus / Celandine / Cheyidoine)

    Gelinlikgiller familyasından, Nisan - Mayıs ayları arasında sari renkli çiçekler açan, 30 - 70 cm yüksekliginde çok yıllık, otsu bir bitkidir. Kuzey Anadolu Bölgesi'nde yetişir. Çiçekleri dallarının ucundadır. Bitkinin tamamı ve özellikle yapraklarında sari renkli boya maddesi ve alkaloitler vardır. Sapı kırıldığı zaman sarı renkli bir sıvı akar. Zehirlidir.

     

    Kullanıldığı yerler: Siğil ve nasırların üzerine sürülerek tedavi edilir. Sağlıklı cilde, ağız ve göz bölgesine değdirmemelidir.

     

    Kişniş: (Ala. Koriander / Coriandre / Coriander / Kisniç / Coriandrum sativum / Coriander / Coriandre)

    Haziran-ağustos ayları arasında pembemsi-beyaz renkli çiçekler açan, 40-90 cm boylarında, kötü kokulu, genellikle nemli çayır ve sırtlarda rastlanan bir yıllık otsu bir bitkidir. Gövdeleri dik, üstte dallanmış, silindir seklinde, içi dolu ve üstü çizgilidir. Yapraklar açık yeşil renkli ve tüylüdür. Alt yapraklar uzun saplı ve 3 parçalıdır. Çiçekler dalların uçlarında, semsiye durumunda toplanmıştır. Semsiye uzun saplı, 3-8 kolludur. Çiçekler, beyaz veya pembemsi renkli olup çiçek parçaları 5 parçalıdır. Erkek organlar 5 tâne, dişi organlar ise 2 tane meyve yaprağından ibârettir. Meyve sarimsi esmer renkli, küre seklinde, küçük serttir. Kokusu tâze iken kötüdür. Akdeniz bölgesi bitkisidir. Tarlalarda yabânî ot olarak yetişir. Ancak bahçelerde yetiştirilenler tohum ile üretilir.

     

    Kullanıldığı yerler: Meyvelerinde nişasta, tanen, sekerler, sâbit ve uçucu yağ vardır. İştah açıcı, barsak gazlarını giderici, teskin edici, bas dönmesine karsı kullanilir. Bir çay kasığı dövülmüş tohum bir çay bardağı suda haşlanır. Günde bundan fazla alınması halinde dalgınlık ve sarhoşlukla başlayan bir zehirlenme yapar. Ayrica sekercilik, konserve, gıda, kozmetik sanayicinde baharat olarak kullanilir. Afrodizyak özelliği vardır.

     

    Kızılcık:(Kornelkirschbaum / Cornoeuiller / Cornelian cherry / Cornus / Cornel )

    Mart-nisan ayları arasında çiçek açan, 2-7 m boyunda, karşılıklı yapraklı ve yaprak döken küçük bir ağaçtır. Genç dallar az çok tüylüdür. Gövdeleri sarımtrak kabuklu ve levhalar hâlindedir. Genç dallar kırmızımsı kahverengidir. Çiçekler küçük, sarı ve basit şemsiye durumundadır. Çiçek halkaları dörder parçalıdır. Meyveleri eliptik, oval, kırmızı renkli, ekşi ve buruk lezzetlidir. Ağustos-eylül aylarında olgunlaşır.

     

    Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Karadeniz, Akdeniz, Anadolu.

     

    Kullanıldığı yerler: Gövde kabukları ve meyveleri kullanilir. Meyvelerde sekerler, müsilaj ve organik asitler; kabuklarda ise reçineli maddeler, tanen ve müsilaj vardır. Kızılcık meyvelerinden ezme, marmelat, meyve suyu yapilir. Kabız edici özelliği vardır. Gıdâ olarak istifâde edildiği gibi kabukları ateş düşürücü olarak kullanilir. Kızılcık çekirdeklerinden, çabuk kuruyan mürekkep yapilir. Kızılcık ağacı sert ve sağlamdır. Ağaç kısmı, yaprak ve kabukları deri sepilemekte kullanilir. Deriyi sarıya boyar. Odunundan barut îmâlinde kullanılan kömür elde edilir.

    Anadolu’da bulunan ve ayni şekilde kullanılan diğer türleri şunlardır:

    Beyaz çiçekli kızılcık (C. australis): Çiçekleri beyaz olup yapraklardan sonra meydana gelir.

    Kırmızı yapraklı kızılcık (C. sanguinea): Yaprakları kırmızımtrak renktedir. Seyrek bulunur.

     

     

    Kudret helvası: (Manne en larmes / Manna)

    Bir çesit dişbudak olan Fraxinus ornus ağacının torba seklinde ve içi sıvı dolu yerine, (sak) yapılan kesiklerden çıkan bir sıvıdır. Terkibinde mannit şekeri vardır. Yuvarlak, yassı, billuri parçalardır. Rengi soluk, sarımsı içi beyazdır. Kokusu bala benzer. Lezzeti şekerlidir. Suda kolay erir.

    Kullanıldığı yerler: Kullanımı kolay bir müshildir.

     

    Kudret narı:(Balsamapfel / Vunderapfel / Pomme / Balsam apple / Momordica chantia)

    Temmuz-ağustos aylarında çiçek açan 1-2 m boyunda çiçekleri tek cinsli, tırmanıcı bitkilerdir. Yapraklar el seklinde, uzun saplı, loplu olup, loplar uzunca oval şekilde, kenarları dişli, sivri uçludur. Çiçekler sarimsi veya kirmizimtrak renklidir. Meyveleri 10-20 cm boylarında, geniş bir mekik seklinde olup, üzerleri girintili çıkıntılı ve pürüzlüdür. Önceleri yeşil olan meyveler olgunlukta sarimsi renk alırlar. Tohumları 1 cm kadar boyunda, yassı ve gelişigüzel şekillidir. Daha çok tropikal Asya ve Afrika’da yayılmıştır.

    Kullanıldiğı yerler: Yapraklarında uçucu yağ ve acı maddeler bulunmaktadır. Mide ülserine karsı çok iyi ilâç olup şöyle hazırlanır: İki kudret narı doğranıp, şişedeki bir kilo zeytin yağına konur. Sise güneşte bırakılır. Birkaç hafta sonra, sabahları aç karnına, bir çorba kasığı içilip bir saat hareketsiz sırt üstü yatılır. Hazırlanan bu yağ, bâsur için de içilir, derideki yaralara da sürülür. Mide ve derideki yaraların bir an önce iyileşmesi için tesirli bir bitkidir.

    Kuşburnu: (Fructus rosa canina)

    Memleketimizde oldukça yaygın bir gül çeşididir. 2-3 m yüksekliginde, pembe veya beyaz çiçekli bir ağaççıktır. Meyveleri parlak kırmızı renktedir. Bu gülün olgun meyvelerini saran, başlangıçta gizi dar bir bardak seklinde olan çiçek ekseni, çiçek tablası olgunlaşınca etlenip, kırmızı bir renk alır. Bu meyvelere “kuşburnu” adı verilir. Bileşiminde tanen, pektin, vitamin C, şekerler ve organik asitler vardır.

     

    Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür, ishali keser. Böbrek taslarının düşürülmesine yardımcı olur. C vitamini bakımından zengin olduğu için, çayı ve marmelat tercih edilir.

     

    Kuşkonmaz: (Spargel / Asperge / Asparagus / Asparagus officinalis / Asparagus acutifolius)

    Haziran-temmuz ayları arasında yeşilimsi sarı renkli çiçekler açan, 50-150 cm boyunda, çok yıllık otsu bir bitkidir. Sulak, kumlu ve killi, kuvvetli topraklarda, ormanlık yerlerde yetişir. Kültürü de yapılmaktadır. Gövdeleri dik, yeşil düzgün yüzlü ve yaygın dallıdır. Dallar dalcıklara ayrılmış olup, ince, yeşil renkli, 3-6 tanesi bir aradadır. Yapraklar küçük ve zarımsıdır. Çiçekler teker veya çift olarak yaprakların koltuğunda bulunur. Erkek çiçekler 6 parçalı ve parçalar çan seklinde birleşmişlerdir. Meyveleri kırmızı veya siyah renklidir. Kuşkonmazlar, evlerin balkon ve salonlarında süs bitkisi olarak saksılarda yetiştirilir. Karanfil ve benzeri süs çiçeklerinin etrafına konarak bunlara zenginlik verir. Kuşkonmazın memleketimizde 10 türü vardır.

     

    Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara bölgesi, Ege, Akdeniz ve Orta Anadolu.

     

    Kullanıldığı yerler: Kuşkonmaz (Asparagus) azotça zengin, iştah açıcı, genç sürgünleri lezzetli bir sebzedir. Tıbbî olarak bilhassa Asparagus officinalis türü kullanilir. Tıbbî olan bu türün kök ve rizomlarindan faydalanılır. İdrar söktürücüdür. Yüksek dozlarda böbrek epitelini tahriş eder. Bu sebepten ancak böbrek ve idrar yollarından rahatsızlığı olmayana verilebilir. Bilhassa kalp kifâyetsizliklerinden ileri gelen ödemlerin boşaltılmasında kullanilir. Kuşkonmazlarda A, B, C vitamini bol miktarda bulunmaktadır. ayrıca, kandaki şeker miktarını düşürür, sivilce ve egzamanın iyileşmesine yardımcı olur ve zihin yorgunluğunu giderir.

     

    Labada: (Gartenampfer /  Patience /   Patience dock / Rumex patientia ) Haziran-eylül ayları arasinda, yeşilimtrak renkli küçük çiçekler açan, 50 cm-1,5 m boylarında çok yıllık otsu bir bitki. Daha çok çayırlık yerlerde, harâbelerde, yol kenarlarında, meskûn dağlık bölgelerde yayılış gösterirler. Gövdeleri dik, silindirik kırmızımsı, kökler kalın ve sarimsi renklidir. Yaprakları büyük, saplı ve sapın tabanı oluk gibi çukurlaşmıştır. Çiçekler, gövdenin ucunda toplanmışlardır. Çiçek organları 6 parçalıdır. Meyveleri kanatlıdır.

    Türkiye’de yetiştiği yerler: Bütün Anadolu.

    Kullanıldığı yerler: Bitkinin kökleri ve sapları kullanılır. Kökler temizlenip, kalın dilimlere bölünür ve kurutularak saklanır. Labada köklerinde nişasta, seker, yağ ve reçine vardır. Ayrıca C vitamini ihtiva eder. Hâricen, bazı deri hastalıklarına karsı, haşlama olarak kullanilir. Çayı da iştah açıcı, kuvvet verici ve müshil olarak kullanılabilir. Körpe yaprakları da yiyecek olarak kullanilir.Bu bitkinin Anadolu’da bulunan diğer türleri pazı, kuzukulağı gibi çeşitli isimler altında bilinir ve istifade edilir.

    Lavanta: (Lavendel / Lavande / Lavender / Lavandula ) Haziran-ağustos ayları arasında mâvi veya mor renkli çiçekler açan, 20-60 cm boylarında, aromatik kokulu, çok yıllık, otsu veya çalımsı bitkiler. Daha çok deniz ikliminin bulunduğu bati bölgelerimizde yaygın olan lavantanın, Türkiye’de yetişen iki türü vardır. Bunlar, Lavandula stoechas ve L. angustifolia’dir. Ayrica daha ziyâde kültürü yapılan, İngiliz lavanta çiçeği (L. spica) olarak bilinen türü de bulunur.

    İngiliz lavanta çiçeği (L. spica): Haziran-ağustos ayları arasında mâvi renkli çiçekler açan, 20-50 cm boylarında çok yıllık otsu bir bitki. Gövdeleri dik ve odunludur. Dallar, yalnız alt kısımlarında yaprak taşır. Yapraklar kısa saplı, dar ve uzunca, tüylü, beyazımsı-grimsi-yeşil renklerdedir. Çiçekler dalların ucunda, uzun saplar üzerinde toplanmışladır. Çiçekler küçük ve çok kısa saplıdır. Çanak ve taç yaprakları tüp seklindedir. Meyveleri parlak siyah renklidir.

    Türkiye’de yetiştiği yerler: Kuzeybatı-batı ve güneybatı Anadolu.

    Kullanıldığı yerler: Çiçekleri kullanılır, açmadan toplanır ve su buharı ile distileedilerek, hemen uçucu yağ elde edilir. Uçucu yağında organik asitler, pinen, kâfur, camphen vs. gibi maddeler bulunur. Lavanta çiçeği, kuvvet verici, idrar söktürücü ve romatizmaya karsı çay hâlinde kullanilir. Çok iyi bir koku vericidir. Hâricen yatıştırıcı olarak da kullanilir. Parfümeri sanayicinde kullanılan önemli bir bitkidir. Lavanta çiçeğinin bir türü olan Lavandula stoechas, Karabaş olarak bilinir.

    Limon: (Zitronenbaum / Limonier citronnier / Lemon tree / Lemon / Citron) Mart-ekim ayları arasında beyazımsı-pembe renkli, güzel kokulu çiçekler açan, 3-5 m boylarında, kisin yapraklarını dökmeyen küçük boylu ağaçlar. Vatani Çin olup, Akdeniz bölgesinde geniş çapta yetiştirilir. Onuncu asırda Araplar tarafından Avrupa’ya getirilmiştir. Yaprakları oval, tüysüz, parlak yeşil renklidir. Çiçeklerin taç ve çanak yaprakları beser parçalıdır. Meyveleri oval şekilli, açık sari renkli, üzeri parlak ve kabarcıklı, özel salgı cepleri olup, asitli bir özsuyu vardır. Tohumları oval şekilli, sarimsi renkli ve acı lezzetlidir.

    Türkiye’de yetiştiği yerler: Akdeniz bölgesi ve Doğu Karadeniz.

    Kullanıldığı yerler: Limonun meyve kabuğu, limon esansı ve usaresi kullanilir. Limon kabuğunda uçucu yağ, hesperidin acı madde ve tanenli maddeler vardır. Kabuğun içindeki beyaz kısma albeda adi verilir. Bundan perkin elde edilir. İştah açıcı ve sindirim kolaylaştırıcı olarak kullanilir. Tâze meyve kabuklarını sıkmak sûretiyle limon esansı elde edilir. 1500-3000 limondan 1 kg kadar esans elde edilir. Yeşil olanlar sarı ve olgun olanlarından daha fazla esans verir. Bileşiminde uçucu yağ vardır. Limonata yapiminda, besin endüstrisinde, pasta ve sekercilikte, parfümeri ve sabun yapiminda koku ve lezzet vermek üzere bazı preparatlarin bileşimine girer. Limonun pulca kısmi (iç kısmi) sekerler, vitamin C ve sitrik asitler ihtivâ etmektedir. Limon suyu, ateşi ve tansiyonu düşürür. Kani temizler. Susuzluğu giderir. Damar sertliği ve romatizmada faydalıdır. Cildi güzelleştirir. Dişleri beyazlatır ve dişetlerini kuvvetlendirir. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Baş ve vücut ağrılarını keser.

    Margarit: (Çayır Kasımpatı / Öküzgözü / Chrysanthemum leucantheum)

    Dağlarda ve çayırlarda yetişen, güzel çiçekli bir bitkidir. Kasimpati'ya benzer. Dallari ufaktır. Yeşil yaprakları dantele gibidir. Çiçeklerinin etrafında beyaz yapraklar vardır. Ortası altın sarisi rengindedir. Çiçekleri yaz aylarında toplanıp kurutulur.

     

    Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür. Terletir. Böbrek taslarının düşürülmesine yardımcı olur. Karaciğer hastalıklarında faydalıdır. Egzama gibi deri hastaliklarinda şikayetleri giderir.

     

    Marul: (Lactuca / Lettuce / Laitue / Gartenlattich / Sommerendivie / Kopfsalat / Laitue)

    30-100 cm boylarında, tüysüz, sarı renkli çiçekler açan, beyaz bir süt taşıyan iki yıllık otsu bir bitki. Kültür formları ve değişik varyeteleri, çok eskiden beri yetiştirilmektedir. Bostan marulu olarak da bilinir.

     

    Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu’nun her yerinde yetiştirilmektedir.

     

    Kullanıldığı yerler: Sebze olarak kullanilir. Tâze yaprakları bas ağrısına karsı, süt arttırıcı, hafif müshil ve idrar arttırıcı olarak kullanilir. Marul tohumu da yatıştırıcı, hafif müshil etkiye sâhiptir. Erkeklerde özellikle ergenlik döneminde oluşan aşırı cinsel istekleri frenler.

    Diğer bir marul da yabânî marul (Lactuca serriola)dır. Acı marul, eşek marulu, yağ marulu gibi isimlerle de bilinir. Anadolu’da yaygındır. Bitkinin çiçekli Dallari idrar arttırıcı, antispazmodik ve yatıştırıcı etkilere sahiptir. Kurutulmuş sütü de uyuşturucu ve uyutucu etkilere sâhiptir. Anadolu’da 10 kadar marul (Lactuca) türü yayılmış bulunmaktadır.

     

    Maydanoz: (Petersilie / Persil / Parsley / Midenuvaz / Petroselinum sativum)

    Ağustos-eylül ayları arasında, beyaz renkli çiçekler açan, kazık köklü, 30-100 cm boylarında, iki yıllık otsu bir bitki. İlk yıl bir yaprak rozeti, ikinci yıl ise bir gövde meydana getirir. Rutubetli ve sulak toprakları sever. Gövdeleri dik, tüysüz, köseli, içi bos ve çok dallı, yaprakları saplı, parçalı ve koyu yeşil renklidir. Çiçekler semsiye seklinde toplanmıştır. Yaprakları tüysüz, yeşilimsi, esmer renkli, armut seklinde ve özel kokuludur.

     

    Kullanıldığı yerler: Kökü ve yaprakları kullanilir. Yapraklarda uçucu yağ ve glikozit, köklerinde ise uçucu yağ, seker, müsilaj ve glikozit vardır. Yapraklar vitamin (A,C,K) bakımından zengindir. Yapraklar idrar söktürücü ve tansiyon yükseltici olarak kullanilir. Ayrica, İltihaplı yaraların iyileşmesine yardim eder. aybaşı bancılarını keser. Yüksek tansiyonu düşürür. Kansızlığı giderir. Kansere karsı korur. Mide ve barsallarda gaz birikmesini önler. Afrodizyak özelliği vardır. Görme gücünü artırır. Kök de aynı özelliklere sâhiptir. Tâze yapraklar, papağan ve diğer kuşlar için tehlikelidir.

     

    Mazı: (Thuja / Arborvitae / Thuya / Noix da gelle)

    Servigiller familyasından, pul yapraklı, daima yeşil, ağaç veya ağaççık halinde bulunan bir bitki cinsidir. Halk hekimliğinde yaprakları ve kozalağı kullanılır.

    Kullanıldığı yerler: Yaprakları siğilleri yok etmekte kullanilir. Kozalağından barsak kurdu düşürücü ilaç yapilir. Gebe kalmayı önlemek için kullanılır. Bazı zehirlenmelerde panzehir olarak Kullanildigi bilinir. Basur memelerinde de faydalıdır.

     

    Melissa: (Oğulotu / Melisse / Mélisse / Lemon balm / Melissa officinalis)

    Haziran-ağustos ayları arasında beyazımsı pembe veya sarimsi renkli çiçekler açan, yol kenarlarında ve ekilmemiş yerlerde rastlanan, limon kokulu, 30-100 cm boylarında, çok yıllık otsu bitkiler. Gövdeleri dört köseli ve tüylü, yaprakları saplı, oval şekilli ve incedir. Çiçekler, birkaçı bir arada, saplı ve çevrem durumdadır. Bazı bölgelerde Melassa bitkisi, Oğulotu olarak da bilinir.

     

    Kullanıldığı yerler: Yapraklarında tanen, reçine ve uçucu yağ vardır. Uçucu yağında sitral, sitronellal, geraniol ve lineol vardır. Yapraklar yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, terletici ve antiseptik etkilere sâhiptir. Huzursuzluk ve sıkıntıları giderir. Hafıza zayıflığına faydalıdır. Bas dönmesi ve kulak çınlaması gibi şikayetleri keser. Hazımsızlık, başağrısı ve migrende de faydalıdır. Daha çok çay hâlinde kullanilir.

     

    Menekşe: (Veilchen / Violette / Violet / Benefse)

    Yaprakları kulakçikli ve kulakçıkları bitkinin yaprakları şeklinde, hatta daha büyük olarak gelişmiş, tek veya çok yıllık bitkiler, Çiçekler tek, çanak yaprakları arkaya kıvrık, alt taç yaprağı mahmuzludur. Familya (Violaceae) karakterlerini taşır. Dünyâ üzerinde 500 kadar türü bulunur. Türkiye’de 21 tür, yabanî olarak yetişir. Menekşe tıbbî olarak veya süs bitkisi olarak kullanilir. Memleketimizde en çok tanınan, Hercaî menekşe (Viola tricolor) ve kokulu menekşe (Viola odorata) dır.

    Kokulu menekşe (V. odorata): Mart-mayıs ayları arasında, koyu mor renkli ve güzel kokulu çiçekler açan, 10-30 cm yüksekliginde, çok yıllık otsu bir bitki. Bitkinin yaprakları uzun saplı ve kalp seklindedir. Anadolu’da nâdir olarak bulunur. Süs bitkisi olarak yetiştirilir.

     

    Kullanıldığı yerler: Kokulu menekşenin çiçeklerinin terletici ve balgam söktürücü etkisi vardır. Yaprakları yumuşatıcı ve idrar söktürücü kökleri ise ishal etkilidir.

     

    Hercaî menekşe (V.tricolor): Mayıs-eylül ayları arasında, açık sari veya mavimsi renklerde çiçekler açan, 10-30 cm boylarında, bir yıllık otsu bitkiler. Anadolu’da yabânî olarak yetiştiği gibi süs bitkisi olarak da yetiştirilir. Bitkinin çiçekli Dallari idrar söktürücü bâzı deri hastaliklarinda kan temizleyici olarak ve romatizmaya karşı kullanılır.

     

    Mersin: (Myrte / Myrte / Myrtle / As / Asmar / Sıçankulağı otu / Myrtus)

    Mayıs-haziran ayları arasında, beyaz renkli çiçekler açan, 1-3 m boylarında, kisin yapraklarını dökmeyen, güzel kokulu ağaççık. Yapraklar kısa saplı ve karşılıklı, yeşil renkli, derimsi, oval şekilli ve üzerinde salgı guddeleri (bezleri) bulunur. Çiçekler uzun saplı olup, tek olarak her bir yaprağın koltuğunda bulunur. Meyveleri nohut büyüklüğünde, morumsu siyah renkte ve çok tohumludur.

     

    Türkiye’de yetiştiği yerler: Karadeniz, Ege ve Akdeniz bölgeleri.

     

    Kullanıldığı yerler: Bitkinin yaprakları, çiçekli dalları ve yapraklarından elde edilen uçucu yağ (Mersin esansı) kullanılır. Yaprak ve meyveler kabız, mikrop öldürücü, iştah açıcı, kan dindirici, antiseptik ve hâricen yara iyi edici olarak kullanilir. Tâze yapraklarından, su buharı distilasyonu ile Mersin esansı elde edilir. Bu esans renksiz, akıcı, özel kokulu ve yakıcı lezzetlidir. Takriben 100 kg yapraktan 300 gr esans elde edilir. Mirtenol, sineol ve terpenler ihtivâ ederler. Gıdâ ve parfümeri sanayicinde kullanılan önemli bir ilkel maddedir. Memleketimizde seker hastalığına karsı da (günde 10 damla) kullanilir. Mersin meyveleri uçucu yağ, tanen, sekerler ve organik asitler ihtivâ eder. Bu meyveler yemiş olarak, kabızlık giderici ve antiseptik olarak kullanilir.

     

    Meyankökü: (Süssholz / Réglisse / Licorice / Piyan / Boyan / Glycyrrhiza / Licorice)

    Haziran-temmuz ayları arasında sari-mavi veya kahverengi çiçekler açan, 0,4-2 m yüksekliginde, çok yıllık çalımsı bitkilere "meyan" denir. Yaprakları parçalı, yaprakçıklar 4-7 çiftlidir. Çiçekler başak seklinde durumlar yapar. Taç ve çanak yaprakları iki dudaklı olup, üst dudak iki kısa dişli, alttaki üçü uzun dişlidir. Meyveleri düz ve salgı tüylüdür. Meyan bitkisinin 6 türü Türkiye’de yetişmektedir. Daha çok Güney, Orta ve Doğu Anadolu’da yaygınlık göstermektedir. Bir kısmının kökleri tatlı, bir kısmının ise acıdır.

     

    Tatlı meyan (Glycyrrhiza glabra): Anadolu’da iki varyetesi bulunur. Bu türün çiçekleri mor ve tüysü yapraklıdır. Meyvelerinin üzeri çıplaktır veya tüylüdür. Bâzı yerlerde piyan olarak da bilinir.

     

    Kullanıldığı yerler: Bitkinin kökleri, meyan kökü olarak tanınmakta ve kullanılmaktadır. Köklerinin kabuğu soyulduktan sonra veya soyulmadan güneşte kurutularak piyasaya sürülür. Bileşiminde nişasta, sekerler, zamk, razın, glisirrizin vardır. Glisirrizin sekerden daha tatlı bir bileşiktir. Köklerdeki miktarı, bölgeden bölgeye değişir ve köklerin de etkili maddesidir. Kökler, göğüs yumuşatıcı, balgam söktürücü, idrar çoğaltıcı ve taç düzenleyici özelliğe sahiptir. Eczâcılıkta toz hâlinde, hapların hazırlanmasında sekil vermede kullanilir. Sigara ve plastik sanayicinde de kullanılan ilkel maddedir. Kola adi altında hazırlanan içeceklerin terkibine de girer. Ayrıca tâze veya kuru köklerinin kaynar su ile muâmelesi ve sonra alçak basınçta yoğunlaştırmak sûretiyle meyan balı elde edilir. Ticârette toz veya kalıplar hâlinde bulunur. Parlak siyah renkli, tatlı lezzetlidir. Suda kolaylıkla erir. Meyan balındaki glisirrizin miktarı daha fazladır. Memleketimizde de meyan balı elde eden tesisler vardır. Göğüs yumuşatıcı, öksürük kesici, yara iyi edici özellikleri vardır. Mîde hastaliklarinda (bilhassa gastritte) faydalıdır. Meyan kökünün su ile tüketilmesi sonucunda elde edilen hülasa ise meyan şerbeti olarak bilinir. Daha çok Güneydoğu Anadolu bölgesinde elde edilir ve kullanılır. Meyan şerbeti koyu esmer renkli ve tatlı lezzetlidir. Göğüs yumuşatıcı, balgam söktürücü, öksürük kesici ve serinletici özelliktedir.

     

    Mine Çiçeği: (Eisenkraut / Verbena / Verveine / Vervain / Kanotu / Güvercinotu)

    Temmuz-eylül ayları arasında leylâk renginde çiçekler açan, yol kenarları ve bos arâzilerde rastlanan, 20-80 cm boyunda, bir veya çok yıllık otsu bir bitki. Gövdeleri dört köseli olup, karşılıklı dallanma gösterir. Yapraklar sert tüylerle örtülü ve sapsızdır. Çiçekler dalların uçlarında başak durumları yaparlar ve tüp şeklindedirler.

     

    Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Karadeniz, Ege, İç Anadolu.

     

    Kullanıldığı yerler: Bitki glikozit, acı maddeler ve tanen içerir. Tıbbî olarak, kabız edici, teskin edici etkisi vardır. Bas ve mafsal ağrılarını dindirir. Yorgunluğu ve uykusuzluğu giderir.

     

    Mısır: (Mais / Mais / Corn / Zea mays)

    Haziran-ağustos ayları arasında çiçekler açan, 1-2 m yüksekliginde, bir yıllık, tek evcikle bir kültür ve tahıl bitkisi. Gövdeleri sert ve diktir. Yaprakları sapsız, geniş, uzun, üst yüzü tüylü, alt yüzü tüysüz olup, tabanı ile bir kin hâlinde gövdeyi sarar. Erkek çiçekler gövdenin ucunda salkım seklinde dizilmiş başakçıklarda toplanırlar. Çiçekler kavuz adi verilen yaprakçıklarla örtülür. Dişi çiçekler, gövdenin alt ve orta kısımlarındaki yaprakların koltuğundan çıkan ve taşıyıcı yaprakçıklarla örtülü olan, kalınlaşmış, çomak seklinde bir eksen üzerinde toplanmışlardır. Meyve, yâni mısır tâneleri, açık veya koyu sari, esmer veya kirmizimtrak renklerdedir.

     

    Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu, bilhassa Karadeniz bölgesinde yetişir.

     

    Kullanıldığı yerler: Dişi çiçeklerin güneşte kurutulmuş stil üsleri (mısır püskülü), tâneleri ve tanelerinden elde edilen yağ (mısır yağı) kullanilir. Mısır tanelerinde % 67 nişasta, % 10 azotlu maddeler ve % 8 yağ bulunmaktadır. Mısır tânelerinden elde edilen yağ, yemeklik yağ olarak veya kozmetik sanayicinde hammadde olarak kullanilir. Mısır yağı, doymuş yağ asidi miktarının düşük olması sebebiyle damar sertliği olan hastalara yemek yağı olarak tavsiye edilir. Mısır püskülü ise tedâvide kullanılabilmektedir. Püskülün bileşiminde karbonhidratlar, potasyum, sodyum ve kalsiyum tuzları vardır. İdrar söktürücü ve tas düşürücü olarak kullanılırlar.

     

    Mısır Karası: Mısır koçanında urlar meydana getiren rastık mantarı(Ustilago maydis)nine sporlarıdır. Sporlar, siyah renkli ve kömür tozu görünüşünde olup, mısır tâneleri yerinde meydana gelen urların içinde bulunurlar. Kan dindirici olarak halk arasında kullanilir. Mısır kömürü veya mısır yanığı olarak da bilinir.

     

    Misvak: (Salvadora persica / Toothbrush tree)

    Arabistan’da bulunan erâk ağacının dalından, bir karış uzunlukta kesilen parçadır. Ağacın odunu çok liflidir.  Erâk dalı bulunmazsa, zeytin veya başka dallardan da olabilir. Nar ve fesleğen dalından misvak olmaz. İnsanin diş sağlığına büyük bir fayda temin eden misvak, basit bir usûl olmakla berâber, en iyi diş temizleme vâsıtasıdır. Dişlerin çürümesini önlemek için misvak kullanmak, bütün diş macunlarından daha faydalıdır. Larousse Illustre Medical ismindeki Fransa’nın kıymetli tıp kitabı, ağız temizliği husûsunda diyor ki: “Bütün diş mâcunları ve tozları ve suları, dişlere zarar verir. En iyi diş temizleme vâsıtası, sert bir fırçadır. Önce, dişleri kanatırsa da, korkmamalıdır. Diş etlerini kuvvetlendirir ve artık kanamaz.” Bu şekildeki diş temizliğini sağlayan en iyi vâsıta misvaktır.

     

    Kullanıldığı yerler: Ağacın dalından, bir karış kadar parça kesilir. Ucu yeterli miktarda yontulduktan sonra, tuzlu su içinde bekletilir. Belirli bir süre sonra, uç kısmındaki lifler açılarak, fırça görünümü alır. Çok kart olan dallar için, bir bıçak ye da sert bir cisim yardımıyla açılma hızlandırılır. Misvak kullanmak, dişleri temizler ve dişetlerini kuvvetlendirir. Öz suyu doğal olarak flörür içerir. Diş çürümelerini önler.

     

     
     Kullanıcı Adı:
     Şifre:

     

     

      

      

     

     
    TC Kimlik No Sorgulama
    Vergi Kimlik No Sorgulama
    SSK Sigorta Sorgu
    Türk Telekom Fatura Sorgu
    Kanuni haklarınızı öğrenin